KAMU KURUMLARININ ALEVİ NEFRETİNİ TOPLUMSALLAŞTIRMASINA HAYIR!

Türkiye’de, her gün yeni bir ayrımcılık, nefret ve hakaret ile güne uyanıyoruz. Nefretin, ayrımcılığın ve hakaretin merkezinde ise, yine biz Aleviler yer alıyoruz. AKP hükümetin Alevi ayrımcılığı ve nefreti üzerinden sürdürdüğü politikalar, kamu kurumlarında giderek yaygınlaşıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Diyanet İşleri Başkanlığı’na ve Türk Dil Kurumu’na kadar kamu kurumları Alevilere ve farklı olanlara karşı hakaret ve nefret üreten bölücülük faaliyetlerini, “kamu hizmeti” gibi sunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı dağıttığı kitaplarda, Aleviliği itibarsızlaştırmak için, “Alevilik perdesi altında ateistlik yapmakla” suçlarken, Türk Dil Kurumu’nun resmi web sayfasındaki sözlükte yer alan “vazalak” kelimesiyle Alevi olmayı, “geveze, sözünü bilmez, aptal, serseri” olmakla eş değer tutuyor.

Halkın ve dolayısıyla 20 milyon Alevinin de vergisiyle hizmet vermesi gereken kamu kurumlarının, Alevilere yönelik nefret söylemi, ayrımcılık ve hakaret üretmesini asla kabul edemeyiz. AKP hükümeti ve onun talimatlarına göre çalışan kamu kurumlarının 20 milyon Alevi’ye yönelik nefret üretmesi ve hakaret etmesi, mezhepçi bir saldırının dışavurumudur.

Milli Eğitim Bakanlığı, 11-14 yaş arası çocuklara dağıttığı kitapta sadece şeriat propagandası yapmıyor. Aynı zamanda hem laiklik hem de Alevilik düşmanlığı yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayladığı ve çocuklara dağıtılan kitap “Bir kısım Aleviler Avustralya’ da toplantılar yapmış, Sidney radyosundan konuşmalar yapmışlar, şeriata vurmuşlar aleyhinde konuşmuşlar. Hz. Ali Efendimiz’in yoluna, onun bağlı olduğu İslâm’a çatmışlar. Böyle şey olur mu? Demek ki onlar Alevilik perdesi altında ateist”diyerek, Aleviler hedef gösteriyor.

Diyanet İşleri Başkanlığının fetvalarında yer alan skandal tanımlar ve Alevi nefretleri, şimdi diğer kamu kurumlarında yangınlaşıyor. Milli Eǧitim Bakanlıǧının (MEB), Türk Dil Kurumunun (TDK) ve Diyanet İşleri Başkanlıǧı (DİB) Alevilere yönelik hakaretlerini, nefret söylemlerini ve çirkin yakıştırmalarını kınıyoruz.

Huzura, barışa, temel insan haklarına, laikliğe, demokrasiye ihtiyacımız olan şu günlerde, AKP hükümeti Türkiye’de gericiliğin, ayrımcılığın, farklı kimlikleri ötekileştirerek düşmanlaştırmasını kınıyoruz.

Daha dün Diyanetin “Alevi kişiyle evlenmenin caiz olup olmadığıyla ilgili soruya „Müslüman olmayanla evlenilmez“ şeklinde skandal bir cevap vermesine sessiz kalan AKP, bugün de Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayladıǧı nefret kitabına ve Türk Dil Kurumunun çirkin Alevi tanımlamasına sessiz kalıyor.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak, AKP hükümeti, Milli Eǧitim Bakanlıǧı (MEB) ve Türk Dil Kurumuna (TDK) sesleniyoruz.

Milli Eǧitim Bakanlıǧı (MEB) onaylı skandal nefret ve ayrımcılık kitapları derhal toplatılsın. Türk Dil Kurumunun (TDK) resmi web sayfasındaki çirkin yakıştırmalar derhal silinsin. Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılsın. Zorunlu ve seçmesi zorunlu hale gelen din eğitimleri kaldırılsın.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu