Saray´dan yönetilen bir Türkiye’ye HAYIR!

Ülke olarak, darbe dönemleri sonrasında bile parlamenter sisteme dönmek zorunda kalan darbecilerden daha geri anlayışa sahip bir teklifle sınanıyoruz. Yapılmak istenen sıradan bir anayasa deǧişikliǧi deǧil, bir rejim deişikliǧidir. Ülkenin bir tek kişi tarafından süresiz Olaǧanüstü Hal, Sıkıyönetim ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmesine imkan tanınmasıdır. Bir kişinin neredeyse denetimsiz bir biçimde etkin olduǧu bir rejim önerilmektedir.

Tüm gelişmiş ülkelerde kuvvetler ayrılıǧı ilkesi ve denetleme mekanizmaları güçlendirilirken, toplumsal gerilimin her geçen gün yükseldiǧi ülkemizde, bizi bir arada tutan son kolonların göz göre göre dinamitlenmesine razı deǧiliz. Korkunun hayatın bir parçası olduǧu, haksızlıklara karşı ses çıkaramayan, daha kötüsü aldırış etmeyen bir toplum yaratma çabalarını görmezden gelmeyeceǧiz.

Mesele tek bir kişinin başkan olması meselesi de deǧildir. “Tek adamlı” bir yönetim şeklinin ülkeye hakim kılınmasıdır. Biatın, baskının, susmanın-susturulmanın bu halkın kaderi olarak ilan edilmesine itirazımız var. Ölmenin-öldürmenin, savaşın ve geleceǧimiz bir kişinin iki dudaǧı arasına sıkıştırılmasına karşıyız. Libya, Irak, Suriye ve Mısır gibi ülkelerle aynı kaderi paylaşmamak adına bugünden sesimizi yükseltiyoruz.

Tıpkı Osmanlı’nın son döneminde olduu gibi yasama ve denetleme yetkisi elinden alınmış göstermelik bir “saray” meclisine hayır diyoruz. Daha önemlisi “Saraydan yönetilen bir Türkiye’ye HAYIR!” diyoruz. Olası bir referandumda getirilmek istenen başkanlık sistemine HAYIR diyoruz…

 

Demokratik, Laik, Özgürlükçü ve Çoğulcu bir Cumhuriyet istiyoruz.

 

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU